|
|
|
42 MİLYON MÜLTECİ SEFALET İÇİNDE
|
|
Açlık, işsizlik, salgın hastalıklar, işgal ve savaş gibi pek çok olumsuz hayat şartları insanları vatanından ayrılmaya zorluyor.
|
|
|
Hayatta kalabilmek ya da çocuklarına daha iyi bir gelecek sunabilmek için nice umutlarla yola çıkıyorlar. Ancak birçok mülteci, ülkelerinde bile karşılaşmadıkları sefalet ve felaketlere maruz kalıyor.
Kimi okyanusun azgın dalgalarına kimi sahranın kollarına terk edilirken kimi de balık istifi dolduruldukları araçlarda havasızlıktan can veriyor. Birçoğu da insan tacirleri ve organ mafyasının ağına düşüyor. İnsani Yardım Vakfı (İHH) tarafından hazırlanan rapora göre umut yolculuğuna çıkan her 100 kişiden 20 si kaybolurken 12 si de hayatını kaybediyor. Dünya genelindeki göçmenlerin üçte ikisi Ortadoğu ve Afrika kökenli insanlardan oluşurken, topraklarını terk edenlerin sayısı 2008 yılında (yüzde 70 artarak) 42 milyona ulaştı. Bu rakam 2007 de 25,1 milyondu.
Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği nin 2000 yılında aldığı karar gereği her sene 20 Haziran, Dünya Mülteciler Günü olarak anılıyor. İHH nin bu gün dolayısıyla hazırladığı Mültecilik Raporu , milyonlarca kaçağın yaşadığı insani dramı gözler önüne seriyor. Rapora göre geçen yıl 26 milyon insan kendi vatanı içinde göç ederken 16 milyon kişi de daha güvende olacaklarını düşündükleri ülkelere sığındı.
"Yeni bir hayata başlamak" sözü kulağa hoş gelse de mültecilerin en yakın dostları mahrumiyet ve sıkıntılar oluyor. Göçmenlerin çoğu bir daha yurtlarını göremezken hayat mücadelesi bir türlü peşlerini bırakmıyor. Binlerce çocuk ve kadın, göç esnasında dramatik bir şekilde ölüyor. Yaşamları, mülteci kamplarında ya da dört duvarı olmayan barakalarda bazen un, şeker ve ekmek sırası beklemekle, bazen de sınır dışı edilmemek için dua etmekle geçiyor.
Türkiye de 18 bin kayıtlı mülteci yaşıyor. Kayıt dışı olanlar eklendiğinde rakam ikiye katlanıyor. 427 Çeçen yıllardır İstanbul daki Fenerbahçe, Beykoz ve Ümraniye deki üç ayrı kampta ilkel şartlarda yaşam mücadelesi veriyor. Ülkelerindeki çatışma ortamından kaçan Çeçen aileler, başta sığınmacı kabul edilememekten kaynaklanan hukuki problemler olmak üzere kötü fiziki koşullar, sosyal ve psikolojik birçok sorunla savaşıyor. Dünyadaki mültecilerin üçte ikisi Ortadoğu ve Afrika kökenli. 1948 yılında Filistin den göç edenlerin sayısı 914 bindi. İsrail in sebep olduğu bu zorunlu göçün sonu gelmedi. Bugün 5,6 milyon Filistinli halen kendine yeni bir yurt arıyor. Suriye, Lübnan ve Ürdün de Filistinlilerin üç kuşaktır yaşadığı mülteci şehirleri oluştu. Bunların büyük bir kısmı ikinci kez topraklarından göç etmek zorunda kaldı. İsrail işgaliyle Irak a göç edenler, 2003 teki ABD işgaliyle bu kez Irak tan Suriye ye sığınmak zorunda kaldı. Suriye ile Irak sınırı arasındaki tampon bölgedeki Tenf kampında, hiçbir şeyleri bulunmayan arafta kalmış binlerce mülteci var.
ÇÖZÜM: GELİŞMEMİŞ ÜLKELERİ KALKINDIRMAK
Raporun sonuç bölümünde sorunun çözümüne ilişkin başta BM olmak üzere tüm karar alıcı ülkelerin harekete geçilmesi istenerek, şu öneriler sıralanıyor: "Mültecilik sorununun çözümü için yapılması gereken, insanları yaşadıkları yerleri terk etmeye zorlayan koşulları ortadan kaldırmaktır. İnsanları sınır kapılarında, ara bölgelerde, sığınılan ülkelerde, iç hukuk ve uluslararası hukuk kurallarından kaynaklanan sorunlarla yüz yüze bırakmak yerine, kriz yaşanan bölgelerde istikrarın sağlanması, bu bölgelerin kalkındırılması, bu bölgelerde insan hayatına ve insan haklarına saygılı bir ortamın oluşturulması gerekmektedir. Başta BM olmak üzere karar alıcı ülkeler bu konuya daha fazla eğilmelidir ve sivil toplum kuruluşları mülteci alanında çalışmalarına önem vermelidir."
serhaber.com
|
|
|
| Döviz Kurları |
| |
Alış |
Satış |
| $ Dolar |
1.5286 |
1.5360 |
| € Euro |
2.0873 |
2.0974 |
Untitled Document
|
|