11 Mart 2010 Perşembe 16:37  Türkiye den, tarihi nükleer adım 16:00  Kansere iyi gelen meyve 15:58  En zenginler listesinde 28 Türk 15:57   Cephane yüklü kamyon bırakıldı 15:55  Turkcell Süper Lig de görünüm 15:54  MÜSİAD gecesine damga vuran 2 ayrıntı 15:49  İslâm nobeli Türk Milleti ne 16:16  Hava sıcaklığı artıyor ama... HARİTALI  16:14  Hacker lar kontrolü ele geçirebilir 16:12  Göz tansiyonuna dikkat! 16:10  
 Çok Okunanlar
 Sarıgul tekirdag dan yola devam dedi
 Çok Yorumlananlar
 Sarıgul tekirdag dan yola devam dedi


42 MİLYON MÜLTECİ SEFALET İÇİNDE
Açlık, işsizlik, salgın hastalıklar, işgal ve savaş gibi pek çok olumsuz hayat şartları insanları vatanından ayrılmaya zorluyor.
Hayatta kalabilmek ya da çocuklarına daha iyi bir gelecek sunabilmek için nice umutlarla yola çıkıyorlar. Ancak birçok mülteci, ülkelerinde bile karşılaşmadıkları sefalet ve felaketlere maruz kalıyor.

Kimi okyanusun azgın dalgalarına kimi sahranın kollarına terk edilirken kimi de balık istifi dolduruldukları araçlarda havasızlıktan can veriyor. Birçoğu da insan tacirleri ve organ mafyasının ağına düşüyor. İnsani Yardım Vakfı (İHH) tarafından hazırlanan rapora göre umut yolculuğuna çıkan her 100 kişiden 20 si kaybolurken 12 si de hayatını kaybediyor. Dünya genelindeki göçmenlerin üçte ikisi Ortadoğu ve Afrika kökenli insanlardan oluşurken, topraklarını terk edenlerin sayısı 2008 yılında (yüzde 70 artarak) 42 milyona ulaştı. Bu rakam 2007 de 25,1 milyondu.

Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği nin 2000 yılında aldığı karar gereği her sene 20 Haziran, Dünya Mülteciler Günü olarak anılıyor. İHH nin bu gün dolayısıyla hazırladığı Mültecilik Raporu , milyonlarca kaçağın yaşadığı insani dramı gözler önüne seriyor. Rapora göre geçen yıl 26 milyon insan kendi vatanı içinde göç ederken 16 milyon kişi de daha güvende olacaklarını düşündükleri ülkelere sığındı.

"Yeni bir hayata başlamak" sözü kulağa hoş gelse de mültecilerin en yakın dostları mahrumiyet ve sıkıntılar oluyor. Göçmenlerin çoğu bir daha yurtlarını göremezken hayat mücadelesi bir türlü peşlerini bırakmıyor. Binlerce çocuk ve kadın, göç esnasında dramatik bir şekilde ölüyor. Yaşamları, mülteci kamplarında ya da dört duvarı olmayan barakalarda bazen un, şeker ve ekmek sırası beklemekle, bazen de sınır dışı edilmemek için dua etmekle geçiyor.

Türkiye de 18 bin kayıtlı mülteci yaşıyor. Kayıt dışı olanlar eklendiğinde rakam ikiye katlanıyor. 427 Çeçen yıllardır İstanbul daki Fenerbahçe, Beykoz ve Ümraniye deki üç ayrı kampta ilkel şartlarda yaşam mücadelesi veriyor. Ülkelerindeki çatışma ortamından kaçan Çeçen aileler, başta sığınmacı kabul edilememekten kaynaklanan hukuki problemler olmak üzere kötü fiziki koşullar, sosyal ve psikolojik birçok sorunla savaşıyor. Dünyadaki mültecilerin üçte ikisi Ortadoğu ve Afrika kökenli. 1948 yılında Filistin den göç edenlerin sayısı 914 bindi. İsrail in sebep olduğu bu zorunlu göçün sonu gelmedi. Bugün 5,6 milyon Filistinli halen kendine yeni bir yurt arıyor. Suriye, Lübnan ve Ürdün de Filistinlilerin üç kuşaktır yaşadığı mülteci şehirleri oluştu. Bunların büyük bir kısmı ikinci kez topraklarından göç etmek zorunda kaldı. İsrail işgaliyle Irak a göç edenler, 2003 teki ABD işgaliyle bu kez Irak tan Suriye ye sığınmak zorunda kaldı. Suriye ile Irak sınırı arasındaki tampon bölgedeki Tenf kampında, hiçbir şeyleri bulunmayan arafta kalmış binlerce mülteci var.

ÇÖZÜM: GELİŞMEMİŞ ÜLKELERİ KALKINDIRMAK

Raporun sonuç bölümünde sorunun çözümüne ilişkin başta BM olmak üzere tüm karar alıcı ülkelerin harekete geçilmesi istenerek, şu öneriler sıralanıyor: "Mültecilik sorununun çözümü için yapılması gereken, insanları yaşadıkları yerleri terk etmeye zorlayan koşulları ortadan kaldırmaktır. İnsanları sınır kapılarında, ara bölgelerde, sığınılan ülkelerde, iç hukuk ve uluslararası hukuk kurallarından kaynaklanan sorunlarla yüz yüze bırakmak yerine, kriz yaşanan bölgelerde istikrarın sağlanması, bu bölgelerin kalkındırılması, bu bölgelerde insan hayatına ve insan haklarına saygılı bir ortamın oluşturulması gerekmektedir. Başta BM olmak üzere karar alıcı ülkeler bu konuya daha fazla eğilmelidir ve sivil toplum kuruluşları mülteci alanında çalışmalarına önem vermelidir."

serhaber.com



16:09:00
11 Mart 2010
Bu haber  106  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.5286 1.5360
Euro 2.0873 2.0974
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Videolu Haberler
 Sen Üşüdün Bizim İçimiz Dondu !!!  Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili (Video)
 Ercan DALKILIÇ Beyaz yürüyüş (Video)
 Grup Nasihat İsraile Lanet
 ABD Başkanı na Görülmemiş Saldırı
 Gazze de Yaşananlara Dur De!!
 İntihar anı
 İlahileri bir de böyle dinleyin
 Gazze den dumanlar yükseliyor
 Meclis te yumruklaşma!
Yazarlarimiz
Murat Özgöl
8 MART EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
ALİ KIRDUDU
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM - Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
mehmet ARSLAN
SILA-İ RAHİM
Misafir Yazarlar
DİLAVER SELVİ
ALLAH İLE KUL ARASINA GİRMEK NE DEMEKTİR?
LinkPanosu.Com
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
© 2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Tel/Fax: (0262) 754 01 70

Tasarım ve Kodlama : TncY Görsel Tasarım : MhmT Genel Kontrol : MrT