CHP Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Grup Başkanvekili Fahri Örengül il binasında düzenlediği basın toplantısında Büyükşehir Belediyesi’nin yaptıklarını sert bir dille eleştirdi, çarpıcı iddialar ortaya attı. Özellikle basına yansımayan kararlarla ilgili belgelerle konuşan Örengül, Büyükşehir Belediyesi’nin üç aylık karnesiyle sınıfta kaldığını ileri sürdü. Örengül, “Büyükşehir faaliyet raporu elimize geç verildi. Ama yaptığımız incelemede belediye kesin hesabıyla ilgili olarak eksik ve yanlış hesapları bularak itiraz ettik. Ama meclis üstünlüğüyle onların istediği şekilde kabul edildi. Biz de konuyu bir üst makam olan Sayıştay’a taşıdık” dedi.
Denetimden kaçıyorlar Parti binasında gerçekleşen basın toplantısına il başkanı Rıdvan Alkan ile Büyükşehir ve İzmit Belediyesi Meclis Üyeleri de katıldı. İzmit Belediye Başkan adayı Fikret Toker de toplantıyı izleyenler arasındaydı. Fahri Örengül, kalın bir dosya ve belgeler eşliğinde yaptığı açıklamasında şöyle konuştu: “Büyükşehir Belediyesi denetimlerden kaçmak için şirketleşmektedir. Birçok işi Belda A.Ş, Antikkapı A.Ş, Kent Konut A.Ş, Altınnal A.Ş. gibi şirketlere yaptırarak, muhalefet ile meclis denetiminden kaçmaktadır. Bizim tüm muhalefetimize rağmen yeni şirketler kurmakta ve iş yapmaya çalışmaktadır.
Belediye şirketleşti Kocaelispor Kültür ve Sanat Ürünleri Ticaret A.Ş. ile Spor Etkinlikleri ve İşletmeciliği Ticaret A.Ş. de yine denetimden kaçarak belediye kaynaklarını kullanmanın tipik örnekleridir. Antikkapı’daki yolsuzlukların sonucunu yaklaşık iki yıldır tüm Kocaeli kamuoyu merakla beklemektedir. Gizlilik kararı nedeniyle hiçbir bilgi alınamamaktadır. Yine bu şekilde belediye kaynaklarını ticari şirketlere aktarmakta ve muhalefetin denetiminden kaçırmaktadır. Belediye adeta şirketleştirilmektedir. Bu yaklaşımla belediye yönetimi de meclis denetiminden de kaçmaktadır.
Sayıştay’a ilettik Büyükşehir’in ikinci oturumunda en önemli konu 2008 yılı kesin hesabının karara bağlanmasıydı. Bütçe komisyonuna havale edilen konu kesin hesap denetimi yapılmadan tüm itirazlarımıza rağmen karara bağlanmıştı. Kısa zamanda incelemelerimiz de bile kesin hesapta ciddi hataların olduğu tespit edilmiş ve gündeme getirmiştik. Ama AKP oy çokluğu ile kesin hesap maddesini muhalefetimize rağmen meclisten geçirdi. CHP olarak bizler bu konuyu bir üst makam olan Sayıştay Başkanlığı’na ilettik ve Büyükşehir bütçesinin ve kesin hesabın ‘bağımsız bir kuruluş’ tarafından denetlenmesi istedik.
Kim ve kimler korunuyor? Öte yandan İzgaz arazi satışı, bu arazinin Fransızlar’a adeta yeniden peşkeş çekilmesi demektir. Kaldı ki bu arazi üzerinde hala hazinenin kıyı kenar çizgisinin içinde şerhi vardır. Bu hususlarda uyarılar yapılmasına rağmen hukuk dinlenmeden satışa ilişkin karar alınmıştır. Hala Belsa Plaza’nın teminatı neden paraya çevrilmemektedir. Çevrilemiyorsa sorunlular hakkında neden cezai ve hukuki işlem yapılmamakta, kim ve kimler korunmaktadır? Kamuoyu bu konuda bir açıklama bekliyor. Ayrıca Perşembe Pazarı ihalesi teminatları neden paraya çevrilmemekte, yine kimler korunmaktadır. Bir yıldır yürütmeyi durdurma kararı verilmediğine göre yine net açıklamalar bekliyoruz.”
Yerel-Sen hesap vermelidir Yerel-Sen’e de yüklenen Örengül, “Türkiye çapında tek tip adam yaratmaya çaşıyorlar” diyerek şöyle devam etti: “Yerel-Sen adlı işverenler sendikasını kurdurmakla kamuya zarar verilmiştir. Hatta bu sendikaya neden ihtiyaç duyulduğu da merak konusudur. Bugüne kadar Yerel-Sen’e yapılan ödeme miktarı yarım trilyon, diğer belediyelerden alınan paralarla birlikte bu rakam 1 trilyonu bulmuştur. Bu para eğitim, sağlık gibi bir çok sorunun çözümü için kullanılacağı yerde maalesef sendika yetkililerince kullanılmış ve kamu malına zarar verilmiştir. Ayrıca bu şekilde yarım trilyon gibi para yine meclis denetiminin dışına aktarılmıştır. Yerel-Sen bu paranın hesabını vermek zorundadır.
Üç sürgün örneği AKP’li belediye yöneticileri çalışanların sendikal özgürlüklerini ortadan kaldırmakta, Hizmet-İş Sendikasına zorla geçirmeye aksi takdir sürgüne ve baskıya devam etmektedir. Bunda Yerel-Sen’i de katkısı vardır. Son meclis toplantısında konuyu başkan İbrahim Karaosmanoğlu’na aktardığımızda bunun doğru olmadığını söylemişti. Şimdi bizde şunu söylüyoruz. Ya başkana yalan bilgi veriyorlar, ya da başkan bildiğini söylemekten çekiniyor. Bu sürgüne Belediye-İş’e bağlı İbrahim Çınar, Binali Budağ ve Kemal Akyel açık örnektir.”
Arsal, şaibeyi ortadan kaldırsın Nedim Arsal’ın istifası konusuna da değinen Örengül, şöyle devam etti: “Bilindiği üzere İSU çalışanı Nedim Arsal, AKP İzmit İlçe Başkanı olmuştur. Bu kişinin İSU’dan kendi istifası nedeniyle ayrıldığı herkesçe bilinmektedir. Bu durumda kıdem tazminatı alması mümkün değildir. Buna rağmen AKP yönetiminin tazminat ile ilgili komisyonu toplantıya getirerek, bu kişiye haksız tazminat ödemeye çalıştığı, bu ödemenin bir kişinin itirazı nedeniyle yerine getirilemediği öğrenilmiştir.
Faturaları göstersin Buradan da anlaşılmaktadır ki belediye yönetimi sendikal özgürlükleri sadece ve sadece partilileri lehine kullanmaktadır. Hatta haksız ödemeleri dahi yapmaya çalışmaktadır. Yine bu şahsın İSU’ya ait telefonları kendi adına kullandığı ,durumun ortaya çıkması nedeniyle telefon numarası aynı kalmak kaydıyla telefonu daha sonra adına kaydettirdiği de ifade edilmekte. Bu telefonun ilk alımından itibaren faturalarının kamu oyuna eksiksiz sunulması ile bu şaibenin ortadan kaldırılması gerekmektedir.”
Büyükşehir sınıfta kaldı Büyükşehir’in projelerini elinde getirdiği dosyalar ve belgelerle eleştirmeyi sürdüren Örgengül, sözlerini şöyle tamamladı: “TOKİ ile Büyükşehir Belediyesi arasında cereyan eden ve 2007’den bu yana devam eden arazi alımı konusunda da maalesef sınıfta kalındı. 2007 yılında bu yana devam eden bu arazi alışverişinde bilinmeyen bir nedenle TOKİ’nin korunduğu anlaşılmaktadır.
Boşa harcadılar Örnek Hikmetiye’de imar durumuna göre; sosyal tesis alanı şeklinde bulunan bölge ile Yuvacık’taki imar durumuna göre; çok seyrek gelişme konut alanı şeklindeki imarı uygun bulunmayan 40 bin 200 metrekarelik alandır. Ayrıca Çayırova’da Büyükşehir Belediye Meclis kararına rağmen imar ve çevre katliamı devam etmektedir. Son olarak büyük harcamalara rağmen kent içindeki trafik sorunu çözülmemiş, kent kaynakları boşuna heba olmuştur. Bu çalışmalarla büyükşehir sınıfta kalmıştır.”
|